Refik Halid Bey en çok hünnap reçelini severdi. Frenk üzümü ile çilek de hoşuna gitmiyor değildi. Çocukluğunda Bursa´dan salep reçeli de getirttikleri olurdu ama o yeşilimtrak kabuğu içinden y...

 
 
Yitik Hüzün

 

Kaçmak ... galiba bugünlerde ruhum en çok onunla meşgul. Kendime mi, uzaklara mı, meçhule mi? Ne önemi var!.. Böyle bir zamanda, altını defalarca Çizdiğim o cümle, yine gözlerimin içine bakıyor: "Ve kadınlarda ne hüzünlü bir güzellik vardı..." Rilke, âh Rilke... Söyle diyor başka bir yerde de: "Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum neden, her şey içimde daha derinlere işliyor, her zamankinden daha derinlere. Bir iç dünyam varmış da bilmezmişim. Her şey, şimdi oraya gidiyor. Orada ne olup bitiyor, cahiliyim." Görmüyor kimse artık... Derinlerde bir şey aramanın zamanı değil. Yüzeyde ne varsa, cilalı, parlak, ışıltılı... Bir iç dünyanın olduğundan şüphe edeceğiz neredeyse... Hüzünlü güzelliklerin mevsimi geçmiş olmalı. Bütün yüzler aynı şimdi, bütün bakışlar aynı...

 

Kitabı Satın Almak İçin Tıklayın
Geri Dönmek İçin Tıklayın
 
 
 

© alicolak.com 2006 - 2010 Her Hakkı Saklıdır

Bu site, Ali Çolak okuru Sait Konar tarafından hazırlanmıştır